Tema Renk Seçenekleri:
Go Back   Megayer İlkeli Seviyeli Kalıcı Dostlukların Adresi > MEGAYER GENEL > Sohbet Bölümü > Serbest Kürsü

Üyelik Günlük Gazeteniz Yardım Üye Listesi Üye Performansları Ödül Sistemi Forumları Okundu Kabul Et

   

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-29-09, 07:07 PM   #1 (permalink)
nötrino - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
nötrino
Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle      
Durumu :
Mesajlar: n/a
Konular: 1407
Rep :
İletisim :
Yalvarıyorum.!!!(Yılmaz Erdoğan)
:heart: Yalvarıyorum.!!!(Yılmaz Erdoğan)


Yalvarıyorum



Ünlü tiyatro sanatçısı ve yazar Yılmaz Erdoğan, terörün neden olduğu
ölümlerin durması için yazdığı feryat dolu mektubunu HALKIMIZA beyaz
güvercinle yolladı.



BU bir mektup.Kuş, güvercin kanadına yazıldı.Kimin vicdanına konarsa
o okusun diye.Ölüm üzerine...


Mayın üzerine...


Kürt meselesi... Türk meselesi üzerine.


Güzel kelimeler... Ve çirkin kelimeler üzerine.


Ölüme doğru yapılan bu korkusuz koşudan korkuyorum. Mayınlarla
parçalanan kardeş cesetleri odamda, yanıbaşımda duruyorlar.


Yazdığım her kelimeye daha bir dikkatle bakıyorlar.


Onlar dün parçalandılar.


Yazıklar olsun diye başlıyor aklıma gelen her cümle şimdi.


Yazıklar oluyor zira, insanın biriktirdiği en güzel şeylere.


Yazıklar oluyor, bir çocuğun Kürtçe, Türkçe veya her ne hal ve her ne
dilde ise gülümsemesine...


HER SİLAH ÖLDÜRÜR AMA MAYINDAN KAHPESİ YOKTUR


Sevgiliye hediye almaya, pazar alışverişine çıkmaya, bir bebek sahibi
olmaya, sigarayı bırakmaya, piknik yapmaya, bir insanı her şeyden çok
sevmeye.... Yazıklar oluyor...


Yazıklar oluyor hayatın bizzat kendisine.


Yapmayın!


Mayınlar döşemeyin geleceğinizin güzergáhına.


Bu kalleşin ne zaman patlayacağı belli olmaz.


Bazen yıllar sonra, bir küçük kız çocuğu çiçek toplarken denk gelir,
bazen yirmi yaşındayken ve daha önce hiç görmediğin bir yerde, daha
önce hiç tanımadığın insanların arasında hem anayasal hem siyasal hem
mukaddes bir yolculuk sırasında....


İnsanoğlu her melaneti icat etti; ama mayından kahpesi yoktur.


Her silah öldürebilir, her zaman öldürme potansiyeli taşır; ama mayın
MUTLAKA ÖLDÜRÜR.


Mayın ıskalamaz! O birini mutlaka öldürür!


Uğursuz bir pusuya yatar ve patlayana kadar, bir can üstüne basana
kadar bekler.


İnsanın icat ettiği EN ÇİRKİN şey silahtır.


Ve silahların EN ÇİRKİNİ MAYINDIR!


Sebebini unuttum kavganın ve umurumda da değil siyasi tartışmalar.
Bir tek şey için dua ediyorum her gece, her gündüz: Kimse genç
ölmesin dağlarımızda.


EN GÜZEL KELİME &;BARIŞ; ARTIK SOYTARI KELİME


Silahlar susmadan sebebi konuşmaya imkán da yok lüzum da.


Aklın sesi, akılsızlık susmadıkça duyulmuyor.


Ve o zaman akla sadece DURUN demek geliyor.


Hemen şimdi DURUN!


Hiçbir haber geçmiyor ajanslar artık, ölümsüz.


İçinde acı olmayan gecemiz yok..


Ne oldu diyorum yine, kim hangi korkunun, hangi uğursuz hesabın
peşinde diye...


Barış artık soytarı bir kelime...


Her ağızda var; ama hiçbir yerde yok.


Nerede bu barış?


O, insanın icat ettiği EN GÜZEL kelime.


Ama kelimelerle ne isterseniz onu yaparsınız.


Barış dersiniz; ama savaş manasınadır. Hatta bütün savaşlar barış
için yapılır. Ve herkes adil bir barış için savaşır. Ve akıl der ki,
aslında savaşmıyorsanız barışmaya başlamışsınız demektir.


Bir barış için yapılması gereken ilk ve belki de tek şey
savaşmamaktır.


Silahlar patlamaya başlamışsa orada insanın bulduğu güzel kelimeler
orayı terk eder.


SEVDADAN GAYRISINA AĞIDIMIZ OLMASIN


Kelimeler de ölür bazen... Ve kelime cesetleriyle yaşanmaya başlar
hayat.


O kelimelerin, o cesetlerin... Nece olduğu, yani bu ölülerin ölürken
son nefeslerinde hangi dilde konuştukları artık akılsızlığın
gölgesinde soğuyan HAYATIN, YAŞAMANIN ta kendisidir.


Ölen yirmisindedir.


Artık, ardından söylenen ağıtlar kalır.


Ve Anadoluda ağıt sıkıntısı yoktur.


Kürtçede de, Türkçede de binlerce ağıt vardır.


Hatta aynı ağıtın hem Kürtçesi hem Türkçesi vardır.


Yürek yakmak iyi bir işse, ikisi de eşit derecede yürek yakmaktadır.


Ama yüreğimizde artık dağlanacak yer kalmamıştır.


Sevdadan gayrısına ağıdımız olmasın artık.


Şimdi hepinizin huzurunda yalvarmak istiyorum.


Gördüm anladım, yapacak hiçbir şey kalmadıysa yalvarıyorum işte.


Kendimi küçük düşürmek istiyorum.


Taviz vermek istiyorum.


Kimin elinde bu kanı durduracak bir güç varsa, ister şeytana tapsın
ister puta, ister bir tek Allaha...


DİZLERİMİN ÜSTÜNE ÇÖKTÜM YALVARIYORUM


Kimin dudaklarının ucundaysa bunca gencecik hayat, ben ona yalvarmak
istiyorum.


Ne olur? Bu işi durdur.


Ben siyaset miyasetten bahsetmiyorum. Dizlerimin üstüne çöktüm, "Bu
genç ölümleri durdur" diyorum.


Kimse ateş etmesin kimseye.


Hiçbir gerekçeyle.


Hatta kendini savunmak için bile...


Çünkü savunmaya başlayana kadar masumsun ve masum güzel bir kelime,
masum kal...


Kim hangi mayının yerini biliyorsa yalvarırım söylesin.


Bir káğıda yazsın, bir şişeye koysun, suya salsın söylesin.


Kim hangi mayının yerini biliyorsa, kimin gücü yetiyorsa olası
ölümlere engel olmaya, ona yalvarıyorum işte.


İster şeytana tapsın ister puta, ister oralı olsun ister bizim
buralı. Gücü yetiyorsa eğer durdursun bu işi.


Ben, bir yurttaş, bir insan olarak kendimi küçük düşürüyorum.


İşte açık açık yalvarıyorum, durdursun durdurmaya gücü yeten.


Süresiz ve sonsuza kadar.


Yalvarıyorum.


Dizlerimin üstüne de çöktüm ve ağlıyorum işte.


YAZGI BİRİNİ KIŞLAYA BİRİNİ DAĞLARA GÖTÜRMÜŞ


Sonra sabahlara kadar tartışalım.


Ama şimdi durdur. Yalvarırım.


Gençler, çocuklar ölüyor, hepsi kardeş, hepsinde aynı muska, aynı
yazgı, aynı televizyon, aynı futbol, aynı hayat...


Hepsinin gerisinde dualara bürünmüş paramparça bir sevdalı.


Hepsi genç, hepsi güzel... Hepsi Türk, Hepsi Kürt... Gençler...
Yazgının biri kışlaya, diğeri dağlara götürmüş...


Kürtçede "cehel" derler.


Kulağa cahil gibi gelir; ama "henüz bilmez" manasındadır, henüz yolun
başında manasında...


Yalvarırım ne olacak...


Benden ne eksiltecekse bu yakarış eksiltsin, maksat hayat çoğalsın bu
dünya cennetinde.


Bir yangında hep güzel kelimeler yanarken, çirkinleri hayatta kalır...


Kınamak, sövmek, hangi haklı gerekçeyle olursa olsun yangına körükle
gitmek.


Ben kimseyi kınamıyorum, ben kimseye sövmüyorum, ben bu işin tamamını
SEVMİYORUM.


Kurtulalım istiyorum bu vebadan.


Kimseyi haklı bulmuyorum, kimseyi haksız bulmuyorum.


Küstüm.




Konuşmuyorum bu konuyu...

 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
bu mesajı için aldığı teşekkürler : CooLKadin (06-29-09)
Alt 06-29-09, 07:08 PM   #2 (permalink)
nötrino - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
nötrino
Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle      
Durumu :
Mesajlar: n/a
Konular: 1407
Rep :
İletisim :
Yalvarıyorum.!!!(Yılmaz Erdoğan)
:heart:


Silahlar susana kadar "SİLAHLAR SUSSUN"dan başka konu konuşmak
istemiyorum... İstemiyoruz.


Ölmenin, öldürmenin hiçbir türünü, çeşidini sevmiyorum.


Ben genç bir hayat kurtulsun istiyorum her tür kavgadan.


Hatta kavgayı öven şiirlerden bile uzak dursun istiyorum.


Her çocuk çirkin kelimelerden uzakta yaşasın istiyorum.


Eğer o kelime çirkinse, çirkinin hizmetindeyse, Kürtçe söylemişin,
Türkçe söylemişin çıfayda...


Hiçbir dil çirkin bir kelimeyi güzelleştiremez.


Ölüm her dilde çirkin bir kelimedir.


"Mırın" denir Kürtçede.


Anadoluda konuşulan bütün dillerde karşılığı vardır.


Bunların içinde resmi olan "ölüm"dür. Türkçedir.


Ve ölüm kelimesi, resmi ya da gayri resmi her dilde eşit derecede
çirkindir.


"Yaşam"a gelince....


Kelimelerin en şahanelerinden.


İçi açık açık ve kelimenin her manasıyla "hayat" doludur...


Ve hayat, varlığından emin olduğumuz tek şeydir...


DİL, BİR OLUŞLAR ZİNCİRİNİN SONUCUDUR


Kürtçede "jiyan" denir.


Yaşam, her dildeki en güzel kelimedir.


Belki bir tek rakibi vardır, o da "aşk"tır elbette.


Aşk...


Kürtçede "evin" denir.


Bu kelimelerin içinde resmi olan "aşk"tır; ama aşk kelimesi her dilde
eşit derecede güzeldir.


Anadoluda en az iki kişinin birbiriyle konuşup anlaştığı bir dil
varsa ben onu bile öğrenmek istiyorum.


Sadece iki kişi bir dil icat etsin, ben çok merak ederim onu.


Çünkü bu iş öyle kolay değildir.


Dil yani lenguiç, çok geniş ve karmaşık bir sesler organizasyonudur.


Ve bir dilin oluşması, hiç kimsenin tasarlamasına imkán bulunmayan ve
yüzyıllar boyu süren bir olaylar, oluşlar zincirinin sonucudur.


Bazı insanlar başka seslerle, bazıları başka seslerle anlaşırlar...


O sesler onların bünyelerinden, yani hayatlarının, kuşaklar boyu
yaşamışlıklarının içinden süzülerek akar.


Sonuç her zaman mükemmeldir.


Çünkü bir dilin yapımında milyon, milyar insanın katkısı vardır ve bu
katkı o insanlar yaşadıkça devam eder.



İşte bu yüzden bütün diller, insanoğlunun en büyük, en mucizevi
eserleridirler.


Ve dil akışkan bir şey, düpedüz bir nehirdir.


Bünyesine uyan her su içine akar.


Her dilde başka dilden göçmen kelimeler vardır.


Onlar o dilin yurttaşı olurlar sonra.


Buna bazısı yozlaşma der; ama "yozlaşma" zaten çirkin bir kelimedir.


Güzel dil ya da çirkin dil diye bir şey yoktur.


Hepsi şaşılası bir kolektif çabanın ürünü, birer insan harikasıdır.


Güzel kelimeler vardır, çirkin kelimeler vardır.


Ve bunlar bütün dillere eşit sayıda yayılmıştır.


Her çirkin kelimenin yanına bir tane iyisini eş edeceğiz.


"Acı"nın yanına "şifa", "zor"un yanına "çaba", "intikam"ın
yanına "bağışlama"....


"Ölüm"ün yanına "hayat"!


Sivil olan, sivil hakların geliştirilmesini isteyen bir yurttaş,
silaha hiçbir zaman elini sürmemelidir.


Haklılığını sivilliğinden alan kişi sivillikten vazgeçerse haklı
olmaktan da vazgeçer...


RESMİ OLANI TÜRKÇE’DİR AMA HEPSİ ÖZGÜRDÜR


Artık sivil de değildir haklı da.


Bir dilde manası çirkin olan, yani çirkin bir şeye isim veya duruma
sıfat olan kelime sayısı artmışsa işte o zaman o dil,
evet "yozlaşıyor" demektir.


Dil yani lenguiç, iyi kullanılmazsa tehlikeli olur.


Çünkü dil, her türlü kullanıma müsait mükemmel bir ses
organizasyonudur.


İnsanları başkalaştırır.


Ama "başka"dan korkmaya gerek yoktur.


"Başka" güzel bir kelimedir.


Çünkü aslında aynı dili konuşan, konuşmayan herkes "BAŞKA"dır.


Ve başka, başkalık güzeldir.


Başkasının başkalığıyla birleşiriz ve bu birleşme bazen AŞK diye
patlar.


Ve aşk nerede olursa olsun kendisi dışındaki her şeyi önemsizleştirir.


Biz kendi bahçemizdeki dillerin hepsini bilek, öğrenek, bir de üstüne
İngilizce, Fransızca filan çakıp dünyanın karşısına çıkak.


Diyek ki bizim bahçede insanoğlunun şu kadar senede imal ve muhafaza
ettiği diller, hazineler var!


Süryanice var, Keldanice var, daha araştırsak bulacaklarımız var...


Bunların içinde resmi olanı Türkçe’dir.


Ama hepsi Türkçe kadar özgürdür diyelim.


KÜRTÇEYİ CENDEREDEN TÜRKÇE KURTARACAKTIR


(Hem belki diğer dişlerini de yaptırmasına yardım edebiliriz şu tek
dişli, tek taşlı medeniyetin.... "BİZ"i düzeltirsek herkesi
düzeltiriz.)


Hepimizin eşit derecede duyacağı bir gururla dünyaya diyelim ki:


Bizzat Türkçenin kendisi diğer dillerimizin güvencesidir.


Çünkü onları özgürleştiren şeyler Türkçe yazılacaktır.


Türkçe bizim ortak dilimizdir ve ortak kimliğimizi oluşturur.


Ve Türkçe, güzel kelimeleriyle her şeyi iyileştirebilir.


Kürtçeyi bu cendereden çıkarabilir.


Alır bu Mezopotamyalı kardeşini, önce yaralarını iyileştirir.


Onu özgürleştirir...


Kürtçeyi, korku salan, öfke çağrıştıran bir meselenin parçası
olmaktan, bu hiç hak etmediği yankısından Türkçe kurtaracaktır.


Çünkü DİL güncel bir mesele değildir.


Güncel bir kavganın konusu olması, hiç hak etmediğimiz bir trajedidir.


Ve kavga da (ki Kürtçe şer denir), trajedi de (ki ona Kürtçe’de de
trajedi
denir) çirkin kelimelerdir.


Elbette bütün kelimelerle ilgili kullandığım "güzel" ve "çirkin"
kelimeleri tırnak içindedir.


Bazı tırnak kalın, bazısı incedir; ama hepsi tırnak içindedir.


Çünkü asıl güzel olması gereken, kelimelere yön veren mekanizmadır ve
bildiğim kadarıyla ona da akıl denir.


TAKATİMİN SONUNDAYIM ELİMDE SADE KELİMELER


Akıl dilin patronudur ve hiçbir zaman ve hiçbir koşulda yetkilerini
akılsızlığa, öfkeye devretmemelidir.


Bu bir mektup.


Kanamalı bir güvercinin kanadına yazıldı.


Hangi yüreğe konarsa o okusun ve bu ölümcül gidişi durdurmak için
yapabileceği bir şey varsa hemen şimdi yapsın diye yazıldı.


Ölüm üzerine...


Mayın üzerine yazıldı.


Kürtçe meselesi, Türkçe meselesi üzerine bir yakarış bu.


Ben... Yani kalemden başka silah, vicdanından başka pusula tanımayan,
bilmeyen ben...


Ne elimde dünyayı kurtaracak bir bilgi var, ne düşleri aydınlatacak
bir lamba...


Elimde sade kelimeler...


Dizlerimin üstüne çöktüm, ağlıyorum.


Takatimin sonundayım ve durun diyebiliyorum sadece.


Yalvarırım... Durun!


Durdurun!


Yılmaz ERDOĞAN
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
bu mesajı için aldığı teşekkürler : CooLKadin (06-29-09)
Cevapla
Tags: ,


Bookmarks



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Foyan çıktı meydana Yılmaz Erdoğan Alii Sohbet Bölümü 1 12-17-09 12:12 AM
Yılmaz Erdoğan - Etme GöNüL_DoSTu Yerli Klipler 2 12-01-09 01:40 PM
Cem Yılmaz Karikatürleri FiRaRi Karikatür ve Mizah 0 11-13-09 02:06 AM
Yılmaz Erdoğan - Sana Bakmak CooLKadin Flash Şiirler 0 09-24-09 11:53 AM
Özlem Yılmaz ada44 Sanatçı Resimleri 11 07-10-09 12:46 PM

Korkarim.com Karadag Radyo Radyo Karadag SaNaLRaDiO.CoM
Dost Sitelerimiz Dost Sitelerimiz Dost Sitelerimiz Dost Sitelerimiz
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:41 PM.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
WwW.MegaYer.Com
Kuruluş : 07 Mayıs 2009
Megayer.com Her Hakkı Saklıdır.

Sitemiz Bir Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi sikayet@megayer.com Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz.

alexa

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609