Tema Renk Seçenekleri:
Go Back   Megayer İlkeli Seviyeli Kalıcı Dostlukların Adresi > KÜLTÜR ve SANAT > Tarih > Yakın Türk Tarihi

Üyelik Günlük Gazeteniz Yardım Üye Listesi Üye Performansları Ödül Sistemi Forumları Okundu Kabul Et

   


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Başbakanı’nı idama götüren darbe
Konudaki Cevap Sayısı
1
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
135

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07.07.09, 12:28 PM   #1 (permalink)
BlacK_MaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle      
Verdiği Teşekkürleri: 6.029
Aldığı Teşekkürleri 2.971
Durumu : BlacK_MaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 2.555
Konular: 912

Ödül Vitrini
Fenerbahçe Taraftarı Megayer Yönetici 
Toplam Ödülü: 2

Rep : BlacK_MaN is on a distinguished road
İletisim :
Başbakanı’nı idama götüren darbe
Standart Başbakanı’nı idama götüren darbe


"BAŞBAKANI’NI İDAMA GÖTÜREN DARBE"

27 Mayıs : 12 Eylül 1980’e kadar “Anayasa ve Özgürlük Bayramı” olarak kutlanan bir tarih. Bu tarih Türk siyaset literatürüne, kimilerine göre haksızca yapılmış bir darbe, kimilerine göre ise coşkulu bir devrim olarak girdi.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

27 Mayıs 1960 tarihinde TSK’den bir grup albay ve daha alt rütbeli subay DP (Demokrat Parti) iktidarına karşı bir askeri harekat düzenlemiş ve ülke yönetimine el koymuştu. Bu harekat sadece askerlerin yönetimi ele geçirme hevesinden mi ibaretti? Yoksa hukuksal düzenlemelerin Türkiye’yi dünyanın en özgürlükçü anayasasına kavuşturan dolaylı bir girişimden mi? Bu soruların cevapları bugün bile tartışmaya oldukça açık konular. Ancak büyük bir çoğunluk 27 Mayıs’ı tartışırken, öncelikli olarak bu ülkenin Başbakanı’nı idam yoluna kadar götüren insanlık dışı bir girişimden söz ediyor. Ve ne kadar demokratik açılımlar sağlarsa sağlasın bir askeri darbe olarak 27 Mayıs’ın, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin de tetikleyicisi olduğu gerçeğinin altını ısrarla çiziyorlar.


DARBE Mİ? DEVRİM Mİ?

27 Mayıs siyaset bilimi ve hukuk çerçevesinde değerlendirildiğinde hala kesin bir tanımlamaya oturtulmuş değil. 27 Mayıs'a karşı çıkanlar; DP iktidarına daha yakın duranlar ve demokrasiyi her koşulda temel ilke olarak kabul edenlerden oluşuyor. Ve dolayısıyla 27 Mayıs'ı kesin olarak “darbe” olarak değerlendiriyorlar. Buna karşılık harekatın yanında olanlar, DP iktidarına karşı safta yer alıp 27 Mayıs’ı asla bir darbe olarak görmüyor. Bazısı “devrim” bazısı “ihtilal” ve hatta bazısı ise “inkılap” gibi değerlendirmelerde bulunuyor.

27 Mayıs’ın hangi tanımlamaya oturtulması gerektiğini tartışmak elbette bu ya da başka yazılar dahilinde bizi kesin bir sonuca götürmeyecek. Ama darbe ve devrim arasındaki farklılıkları incelemek için öncelikle bu kavramların temel ayrışıklıklarını değerlendirmek gerekiyor. Darbenin anlamına baktığımızda karşımıza çıkan en kaba tanım şöyle : “Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükümeti istifa ettirmek veya yönetimi devirmek işi” (Türk Dil Kurumu Sözlüğü) Baskı kurmak ve zor kullanmak darbe ile ilişkilendirilebilecek tanımlar olsalar da demokratik yollardan yararlanarak yönetimi devralmanın darbenin tanımıyla hiçbir akrabalığı yok. Peki devrim ne? Devrim her durumda var olan otoritenin kökten değiştirilmesi ile sonuçlanan bir hareket.


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Devrim bir ülkenin geleceğini sağlam temellere dayandırma çabası içinde gerçekleşmesi beklenen köklü değişiklikler dizisinin ana adı olarak da değerlendirilebilir. Örneğin 27 Mayıs için Şevket Süreyya “darbe” değil “ihtilal” demektedir. Süreyya’ya göre 27 Mayıs önce “darbe” olup kısa zamanda bunu aşarak bir “ihtilale” dönüşmüştür.Zamanın Cumhurbaşkanı Celal Bayar ise durum için darbe değil ‘fiili bir durum” demiştir. Ancak şurası bir gerçek ki; Türkiye’deki üç askeri darbenin ekonomik zemininde büyüyen bir yapısal bunalımın yer aldığını görmek çok da zor değil.




27 Mayıs hakkında tam bir tanımlama yapmadan önce 27 Mayıs öncesi Türkiye’sini ve bu ilk askeri harekatın nedenlerini daha iyi anlamak gerekiyor.


27 MAYIS ÖNCESİ

1950’li yıllar ile birlikte Türkiye DP’nin iktidar olması sonucu siyasal alanda ilk kez çok partili yaşam deneyimine kavuşmuştu. Demirkırat belgeselinde o yıllar için şu yorum yapılıyor : “1950 baharı aynı zamanda Türkiye’de çok partili rejiminde baharı olmuştu.Tek parti döneminin Milli Şef’i Pembe Köşkü’ne geri dönmüş, iktidar ise Başbakanlıkta Adnan Menderes, Cumhurbaşkanlığında ise Kurtuluş Savaşı’nın Galip Hocası Celal Bayar olarak belirlenmişti.”

Şüphesiz 27 Mayıs harekatını hazırlayan bir çok neden vardı. Bunlar arasında (en önemlisi değil ama) askeri en fazla rahatsız eden gelişmelerden biri DP’nin, 1932’de Atatürk tarafından çıkartılan ‘ezanın Türkçe okunması’ kanunu değiştirmesiyle ilintiliydi. Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında bile tartışmalara neden olan bu konu, Menderes’in istifaya yanaşma resti ile sona ermiş ve ezan uzun bir aradan sonra yeniden Arapça okutulmaya başlanmıştı. Bu değişiklik ve Menderes’in ‘Sizler isterseniz hilafeti bile getirirsiniz!’ açıklaması genç subayların ve aydın kesimin tepkisini çeken uygulamalardan sadece biriydi.


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Ancak asıl kıvılcım CHP’ye yönelik uygulamalardan ötürü başlamıştı. Yine Demirkırat adlı belgeselde haksız kazanım yasası hakkında şunlar söyleniyor : “Aralık 1953’te Haksız iktisap yasası meclis gündemine geldiğinde Demokrat Parti; CHP’nin gayri meşru yollardan kazanılmış tüm mallarına el konulmasını talep etmişti. Atatürk’ün kurduğu ana muhalefet partisi ise sıfıra inmekteydi. İsmet İnönü bu aşamada yasanın görüldüğü oturumda kürsüye çıktı ve sözleri sataşmalarla kesilince sinirlenen Paşa, DP sıralarına baktı ve ‘Tarih kürsüsünden halinizi seyrediyorum’ dedi. ‘Suçluların telaşı içindesiniz. Işıktan korkuyorsunuz.’ Ve sonra salondan çıktı, gitti. Tabi ardından tüm CHP Meclis Grubu da.”


(Birand M.A, Dündar,Can, Çaplı,Bülent. Demirkırat)

Bu DP ile CHP’nin ilk kez bu denli sert karşı karşıya gelişiydi. Daha sonraları DP, CHP’nin basın organı olan Ulus gazetesine el koyacak, ana muhalefet partisi lideri İsmet İnönü’ye bir takım yasaklamalar getirecekti. Özellikle genç üniversite öğrencilerinin tepkisini çekmesi açısından 1956 yılında yaşanan gelişme önemliydi. Konuyla ilgili 1961 Kurucu Meclis Üyesi Dr. Alev Coşkun konuşuyor : ‘23 Ocak 1956’da Ankara Üniversitesi SBF Fikir Kulübü ‘Demokraside Parlamento Hakim-i Mutlak Değildir’ konulu bir toplantı düzenlemişti. Bu toplantıya Feyzioğlu ve Aksoy gibi hukukçular katılmıştı. Başbakan Menderes ‘Üniversitenin çanına ot tıkamaktan’ söz etti, bu tutum üniversite gençliğinde tepki oluşturdu.’ (Cumhuriyet Gazetesi, 27 Mayıs 2004)

DP İKTİDARININ BAŞARILARI VE ASKERİ TETİKLEYEN GELİŞMELER

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Bunların yanında DP yöneticilerinin, CHP’lilere nazaran daha büyük düşündüklerini de gözden kaçırmamak gerek. Tek partinin 27 yılına karşılık, DP sadece 10 sene gibi kısa bir süre içerisinde elektrik üretimini yüzde 256, çimento üretimini yüzde 414, köy yolları uzunluğunu yüzde 918, lise sayısını yüzde 120 arttırmıştı. Üniversite sayısı ise 3'ten 6'ya çıkartılmıştı. Ancak tüm bu rakamların artması, Türkiye’nin ciddi boyutlarda ilk kez dış borç alması ile de sebeplendirilebilir. Kaldı ki ilk kez 1948 yılında CHP hala iktidarda iken ABD’nin öncelikli olarak Doğu Avrupa ülkelerine uyguladığı Marshall planı adı altında sağladığı mali destek daha sonraları DP’nin de işine yarayacaktı.

CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek’in tutuklanması, İnönü’nün Kayseri’de yolunun kesilmesi, başka bir siyasi gezisinde Uşak Valisi tarafından şehre girişinin engellenmek istenmesi… Bunların bir çoğu askeri kızdıran gelişmelerdi. Özellikle bu olayların duyurulmaması için gazetecilerin hapise atılması ve gazete sütunlarının kazınması 27 Mayıs’ı ortaya çıkartan anti-demokratik uygulamalardı. Mayıs 1954’te yapılan seçimlerin sonunda, DP Türk siyaset tarihinde bugüne değin en yüksek oy oranı olan %56’yı yakalamıştı. CHP’nin milletvekili sayısının 31’lere kadar inmesi ise DP için büyük avantaj oluşturmuştu. Bunu fırsat bilen DP’liler doğal olarak karşılarındaki güçsüz CHP’yi silebilmek amacıyla çeşitli girişimlerde bulundular.

27 Mayıs 1960 Devrimi Kurucu Meclis ve 1961 Anayasası adlı kitabın yazarı Suna Kili : “DP iktidarının 1960 baharında artan huzursuzluk ve başlayan öğrenci hareketlerini denetim altında tutmak için askeri birlikleri kullanmaya başlaması ile ordu kışlasından çıkarak siyasetin en sıcak alanında görev yapmaya başladı. Üstelik, 1950’lerin sonundaki iktisadi gelişmelerden en fazla yıpranan sabit gelir gruplarından birisi de genç subaylar oldu. Maaşlarının satın alma gücü hızla eriyen subaylar, iktisadi zorlukları halkla birlikte yaşayan ve bu olumsuzluktan tam anlamıyla etkilenen bir konumda yer aldılar. Maaşlarıyla birlikte toplumdaki itibarları da 1950’lerde hızla düştü. Ayrıca bu genç subaylar Atatürk devrimlerinden ödünler verilmesinden , İstiklal Savaşı kahramanı İsmet İnönü’ye yapılan muameleden, kamu bürokrasisinin taşra kökenli politikacıların sultasına girmesinden de pek hoşlanmayan bir konumdaydılar.”

(Kili, Suna, 27 Mayıs 1960 Devrimi Kurucu Meclis ve 1961 Anayasası, sayfa : 46)


TAHKİKAT KOMİSYONU

Ancak darbeyi asıl tetikleyen girişim ise 18 Nisan 1960’da meydana gelen bir gelişmeyle bağlantılıydı. Bu tarihte Meclis’te DP’li 15 milletvekilinden oluşan bir Tahkikat Komisyonu kurulmuştu. Tahkikat Komisyonu aslen gazetelere ve matbaalara el koyma yetkisine sahipti. Ayrıca komisyonun kararlarına karşı çıkanlar yargılamaya bile tabi tutulmadan ağır cezalara çarptırılıyorlardı. Zaten 19 Nisan 1960’da da İnönü’ye yaptığı bir konuşma nedeniyle 12 oturum meclisten çıkartılma cezasının verilmesi ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sıddık Sami Onar’ın tartaklanıp polisler tarafından yerlerde sürüklenmesi ve Turan Emeksiz ile başlayan öğrenci ölümleri iktidar partisinin mevcut duruma hakim olamayışının ve yanlış politikalar güttüğünün önemli kanıtlarındandı.

Yapılan zorbalıklar, sebebi belirsiz dayatmalar, laiklik ve demokrasiden verilen ödünler, diktalaşmış yönetim biçimi, ülkenin yeniden fiili olarak tek parti rejimine dönmesi, muhalefet ile kurulan ilişkilerde izlenen yanış politikalar, Atatürk devrimlerinden sapılması, Amerikancılık, öğrencilerle olan ilişkilerdeki aşırı yanlış uygulamalar, kişilere yönelik siyasalar, 6-7 Eylül olaylarının tertiplenmesi ve suçun komünistlerin üzerine yıkılması, Vatan Cephesi kurularak ülkede kutuplaşmaya gidilmesi ve basına konulan sansür 27 Mayıs öncesi Türkiye’sinin ne denli feci bir durumda olduğunu gözler önüne seriyordu.

BAŞBAKANI’NI İDAMA GÖTÜREN DARBE

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

Gerçekten de İsmet İnönü’nün dediği gibi şartlar tamam olduğu zaman, milletler için ihtilal meşru bir hak mıydı? Bu tarihi açıklama gerçekten tartışmaya açık. 27 Mayıs devrim miydi, yoksa darbe mi? Ya da başka bir deyişle Türkiye’yi geriye götüren bir gelişme miydi? Bugün bile bu soruların cevapları tartışılmasına karşın darbe yakıştırması çok daha ağır basıyor. Ancak ortada iki gerçek ve çok büyük bir hata var. Birinci gerçek; insan haklarını temel alan, sosyal hukuk devleti kavramının ilk kez geçtiği, 1982 anayasasında olduğu gibi devletin putlaştırılmadığı aksine hak ve özgürlüklerin büyük ölçüde arttırıldığı, laik devlet ilkesini gerçek anlamda benimseyen 1961 Anayasası’nın (bugün yaşamasa bile) 27 Mayıs’ın ardında bıraktığı tek olumlu yön olarak kabul edilmesi gerçeği. Olumsuz olan kısım ise 27 Mayıs’ın Türkiye Cumhuriyeti’ndeki darbe kültürünün başlangıcı sayılması nedeniyle 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin de ilham kaynağı sayılabileceği gerçeği.

Darbenin en büyük hatası 17 Eylül 1961'de Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polotkan’ın idam edilmeleriydi. Askerin güç kullanması ve MBK içindeki “Aşırılar” gurubunu engelleyemeyen “Ilımlılar” ın bu karara seyirci kalması sonucu gerçekleştirilen bu üç idamının kan bedelini belki de bir kaç yıl sonra öğrenci hareketi önderleri Deniz, Yusuf ve Hüseyin ödediler. Hiç kuşkusuz farklı siyasi dönemlerde alınan bu kararlar ülke tarihinin en acı ve haksız görüntüleri olarak hafızalarda kalacaktı.

Dora Mengüç




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...]

İrtibat İçin:



Kırık Linkleri [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin Tıklayın...] Bölümüne Bildiriniz..
Konularım Alıntıdır..

 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07.07.09, 12:56 PM   #2 (permalink)
şair cemil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Özel Mesaj       Arkadas Listesine Ekle      
Verdiği Teşekkürleri: 26
Aldığı Teşekkürleri 740
Durumu : şair cemil isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 441
Konular: 79
Rep : şair cemil is on a distinguished road
İletisim :
Başbakanı’nı idama götüren darbe
Standart


emeğine sağlık tarihi bilgilerimizi hatırlattın paylaşımın için tyeşekkürler
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
şair cemil bu mesajı için aldığı teşekkürler : BlacK_MaN (07.07.09)
Cevapla
Tags: , , ,


Bookmarks



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
UEFA'dan F.Bahçe'ye darbe FiRaRi Fenerbahçe SK 0 02.12.09 08:23 PM
Üniversiteli Gülbahar'ı intihara götüren, ailesinin zorlaması mıydı? FiRaRi Türkiyeden Haberler 1 30.10.09 08:41 PM
Kuyruklu Yıldıza Derin Darbe nötrino Uzay Bilimleri 1 20.06.09 09:59 PM
Almanya'dan Gmail'e Darbe. nötrino E-Mail 0 15.06.09 12:42 PM
Erkekleri Evliliğe Götüren Cümleler CooLKadin Komik Fıkralar/Yazılar 0 15.05.09 08:52 PM

Korkarim.com Karadag Radyo Radyo Karadag Manticim.Com - Online Baklava Satışı
Manticim.Com - Online Mantı Satışı Papatya Forum Filmp3 Dost Sitelerimiz
Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:48 PM.

Forum Yasal Uyarı
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
WwW.MegaYer.Com
Kuruluş : 07 Mayıs 2009
Megayer.com Her Hakkı Saklıdır.

Sitemiz Bir Forum sitesidir Bu nedenle yazı, resim ve diğer materyaller sitemize kayıtlı üyelerimiz tarafından kontrol edilmeksizin eklenebilmektedir. Bu nedenden ötürü doğabilecek yasal sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir. Sitemiz hak sahiplerinin şikayetleri doğrultusunda yazı ve materyalleri 48 Saat içerisinde sitemizden kaldırmaktadır.
Bildirimlerinizi sikayet@megayer.com Adresine yollayabilir veya Buradaki Formu Doldurarak bize iletebilirsiniz.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 514 515 516 517 518 519 520 521 522 523 524 525 526 527 528 529 530 531 532 533 534 535 536 537 538 539 540 541 542 543 544 545 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 561 562 563 564 565 566 567 568 569 570 571 572 573 574 575 576 577 578 579 580 581 582 583 584 585 586 587 588 589 590 591 592 593 594 595 596 597 598 599 600 601 602 603 604 605 606 607 608 609 610 611 612 613 614 615 616 617 618 619 620